BİLGİSAYARIN TARİHSEL GELİŞİMİ

∎ Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika ∎

    Bu yazımda bellek kavramından bahsedeceğim. Bellek nasıl yapılır? Güç kesilse bile bilgiler hâlâ nasıl saklanır? Bu sorulara cevap arayacağımız bir yazı olacak.

   Bellek kavramı 1834 yılında Charles P. Babbage (bilgisayarın babası) tarafından dünyaya tanıtıldı. Babbage, buhar ile çalışan bir makine geliştirmişti. Ondan önce çeşitli makineler icat edilmişti. Bu makineler mekanik bir yapıya sahipti. İçerlerinde dişliler bulunuyordu. Mekanik hareketlerin frekansı ile aritmetik işlemler yapıyorlardı. Babbage, aritmetik işlemler haricinde karar verebiliyordu. Yani “if” yapıları vardı. Eğer “bu” ise “şu” olsun, değilse “şu” olsun. Bu günümüz programcılığında da kullanılan basit bir kodlama ifadesidir. Bu ifade, buhar makinesi ile sağlandı. 

   Daha sonra dokuma tezgahlarında delikli plakalar kullanıldı. Delikli plakalar kumaşın nasıl dokunacağını kodluyordu. Bilgisayar için devrim niteliğinde bir gelişmeydi bu. Elbette bununla kalmadı, ardından vakum tüpleri icat edildi. Bu vakum tüplerini, günümüzde anahtarlama elemanı olarak kullanılan “transistor” elemanı gibi düşünebiliriz. O dönem vakum tüpleri ile bilgisayar kavramı üzerinde büyük gelişmeler sağlandı. Daha sonra işlemci teknolojisi ile bu iş çok ama çok ilerledi. Bir işlemci, içine milyarlarca transistor yerleştirebilir bir hâl aldı. İlk işlemci Intel firması tarafından 1971 yılında üretilmişti. 4 bitlik olan bu entegrenin ismi, 4004 idi. İçerisinde 2300 adet transistor bulunuyordu ve 108 kHz frekansta çalışabiliyordu. Günümüzde bu seviye MHz mertebesindedir. Daha sonra sırası ile 8, 16 ve 32 bitlik işlemciler geliştirilmiştir. Intel’in i7 işlemcisi 256mm2 alana tam 1.86 milyar adet transistor sığdırılarak 22nm teknolojisi ile üretilmiştir. Rakamlar gerçekten astronomik seviyede küçük. 

   Bilgisayarın içerisinde, anakart üzerinde çeşitli birimler mevcuttur. İşlemci, RAM, ROM, harddisk gibi birimler bunlar. Biraz bunlara değinmek istiyorum. 

   İşlemci, aritmetiksel işlemleri gerçekleştiren birimdir. Kıyaslama işlemlerini yapar. Gereken birimlere çıkış verir, dışarıdan veri geliyorsa bunları değerlendirir. İşlemci içerisinde ne kadar çok transistor varsa işlemci o kadar iyidir. Çünkü karşılaştırma işlerini o kadar çabuk yapacaktır. İşlemcinin işlem yapabileceği bit sayısı ne kadar büyükse o kadar büyük sayılarla çalışabilir demektir. RAM, sadece bilgisayarda elektrik varken kullanılan hafıza birimidir. PC açıkken yapılmakta olan işlemleri RAM hafızasında tutar. Eğer elektrik giderse RAM’de kayıtlı olan bilgilerin hepsi silinir. RAM ne kadar yüksekse, PC o kadar hızlı ve verimli çalışır. Harddisk, bizim kalıcı verilerimizi sakladığımız alandır. Elektrik gittikten sonra silinmesini istemediğimiz şeyleri biz harddiske kaydederiz. Işletim sistemi de dahil olmak üzere programlar olsun, dosyalar olsun, klasörler olsun harddiskte saklanır. ROM birimi içindeki bilgiler kesinlikle silinemez. ROM sadece bir kere programlanabilir. PC içerisinde hiç değişmesini istemediğimiz şeyler ROM da kayıtlıdır. ROM’a bilgi yazılamaz. Sadece bilgi okunabilir.

   Bu yazımızda bilgisayarın tarihsel sürecinden, hafıza birimlerinin tarihsel sürecinden, hafıza birimlerinin bazılarından bahsetmeye çalıştım. Umarım ufuk açıcı bir yazı olmuştur. 

Bahadır Ahmet Ulaş

Bahadır Ahmet Ulaş

Kocaeli Üniversitesi Elektrik Mühendisliği 4.sınıf öğrencisiyim. Specter Medya’da elektrik, robotik ve yazılım alanlarında içerikler üretiyorum. Lise yıllarında hobim olan yazılımı, üniversitede donanımla birleştirip projeler üretiyorum. Hayalimi meslek edindim ve bu yolda profesyonelleşme çabalarımı burada paylaşmak istiyorum.