DÖNÜŞEN DÜNYADA – HUKUK

Abone Ol 

∎ Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika ∎

     Ben Fatih Davut Ejder. 8 Ocak 2000 Çorum doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi Üsküdar’da tamamladım. Üniversite eğitimim ise halihazırda İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde devam etmekte.

     Klasik bir cümle olarak “hayalim en başından beri hukuk fakültesiydi” gibi bir durum değil benim hukuk fakültesi ile tanışmam. Lisenin başında başlayan ve sonuna kadar şekillenen bir süreçti. 12.sınıfın başında hayal ettiğim üç bölüm vardı: hukuk, psikoloji ve siyaset bilimi. Bu üç bölümün de ortak noktası insan odaklı olup sosyal ilişkiler içerisinde sorun çözme, liderlik ve söylem üzerine disipliner çalışmalar yürütmek. İnsanlarla konuşmayı, sorumluluk almayı ve liderlik etmeyi seven bir insanım fakat psikoloji bölümünde dar bir alanda kalacağımdan, siyaset bilimi bölümünde ise kendimi yeteri kadar geliştiremeyeceğimi düşündüğümden bu iki bölümü tercih edeceğim bölümler arasından çıkardım. Geriye sadece hukuk kaldı. “Neden hukuk?” sorusunun net bir cevabı yok bende. Birçok etmenin bir araya gelmesiyle verdiğim bir karar ama illa bir neden söylemem gerekirse, bir adaletsizliği önleme hakkına sahip olmanız diyebilirim. 

     Hukuk fakültesinden bahsedecek olursam, önce en klişe tanımlamayı yalanlayarak başlayayım. Kanunların hepsini ezbere bilmiyoruz. Koca koca kitapların hepsi de aklımızda değil. Sizi böyle korkutmaya çalışıp hukuk fakültesinden vazgeçirmeye çalışanlar olabilir ama işin aslı öyle değil. Hukuk multidisipliner bir bölüm. Hukuk fakültesi okurken çok yönlü olmanız lazım. Çok okumak ve çok mantık yürütmek zorundasınız. 

     Tercih dönemi aslında bu maratonun en önemli durağı, bir yol ayrımı, bir seçim. Ben tercih döneminde en büyük desteği hayallerimi dinleyen ve beni hayallerime göre yönlendiren insanlardan aldım. Ailem, sürecin en başından beri tercihime saygı duydu ve herhangi bir fikir ayrılığı yaşamadık. Tercih listemi tamamen kendi araştırmalarıma ve gözlemlerime göre hazırladım. İdealim hukuk fakültesiydi. Listeme hukuk dışında bir bölüm yazmadım. En son eğitmenlerime göstererek onların da fikirlerini aldım. 

     İnsanın hayatta yaptığı her işte vicdanını asla geri planda bırakmaması gerektiğini düşünenlerdenim. Vicdan insanın terazisidir. Bu yüzden bu bölümü seçecek kişilerde öncelikle vicdan olacak. Daha sonra adalet duygusuna sahip olacak. Adaleti herkes için isteyecek. Eleştirecek ve sorgulayacak. Hayat stabile bir yaşayışı kabul etmez. Hukukta da aynı şekilde daima devinim olması gerekir. Bir diğer özellik de anlatma becerisi… Hukukçu kendisine aktarılan bilgileri toplumun her düzeyine anlatabilecek potansiyeli oluşturmak zorunda. Son olarak da güler yüzlülük. Zor ve yerine göre stres seviyesi çok yüksek bir bölüm bu yüzden biraz güler yüzlülük bize hiçbir şey kaybettirmez. 

     Yerleştirme sonuçları açıklanınca kazandığım okulu görmeye gitmiştim. Okulumu tam karşıdan gören bir yerde durup şöyle demiştim: “Bakalım neler öğreteceksin bize? Neler öğreneceğiz?” Şimdi bakıyorum da o Fatih Davut Ejder ile şu anki Fatih Davut Ejder’e, aralarındaki en büyük fark insanı sadece insan olduğu için sevebilmeyi öğrenmiş olmak. Önyargılarını yıkmış, kendi egosunu ehlileştirmiş, benden bize gitmiş. Hayatta yaşadığı her olayda “Ya öyle değilse?” sorusunu sorabilmiş ve sormaya devam edecek birisi olmuş diyebilirim. Hukuk fakültesinin etkisi, eleştirmeyi ve sorgulamayı öğretmesi ve bunun sonucunda inşa edilmiş birçok fikir ve tabuyu yıkması. Tabi bunun için sadece hukuk okumanıza gerek yok. Bakış açımızı biraz değiştirsek yeter.

Abone Ol 

Fatih Davut Ejder

8 Ocak 2000’de doğdu. Küçüklüğünden beri bir şeyleri anlatmaya ve sunmaya meraklı, Hukuk Fakültesi öğrencisi, aynı zamanda da açıktan Sosyoloji Bölümü okumakta. Beşiktaş semtini çok seviyor ve hâlinden anlayacağınız sıkı bir Beşiktaşlı.