DÖNÜŞEN DÜNYADA – MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ

Abone Ol 

∎ Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakika ∎

     Ben Kadir Murat Gürsoy. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde Makine Mühendisliği okumaktayım. Her çocuk gibi hayaller dolu bir dünyam vardı. Daha 1. sınıfta öğretmenim meslekleri tanıtırken “Bilim insanı olacağım!” diye bağırışımı hâlâ hatırlıyorum. Yavaş yavaş büyüdükçe ise makinelerin, motorların işleyişlerine merak duymaya başladım. Daha o zamanlar ülkemizin kendi aracını üretmek için atılımları yokken, aileme döndüm ve ben Türk otomobilini üreteceğim dedim. Tabi o zamanlar hayat bana çok toz pembe geliyordu. Her şeyi yapabilecek enerjim, inancım vardı. Bu hayalim ile seçeceğim bölüme daha liseye başlamadan karar verdim. Hayallerimi gerçekleştirebileceğim meslek makine mühendisliğiydi. Ve ben makine mühendisi olacaktım. Üniversite tercihleri zamanı geldiğinde istediğim puanın altında bir puan aldım ve istediğim bölüm olan Gebze Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliğini kazanamadım. Ama aileme yakın olmak istiyordum çünkü bu zamana kadar onlardan hiç ayrılmamıştım. İlk başta farklı bölümler yazmayı düşündüm ama sonra kendimi sorguladım. Günlerce hayallerimi, amaçlarımı, ideallerimi düşündüm. Ve hayalimden vazgeçmemem gerektiğine karar verdim. Önümde iki seçenek vardı o andan itibaren: ya mezuna kalıp sınava 1 sene daha hazırlanacaktım ya da şehir dışında bir üniversiteye gidecektim. Kendi hayatımda yaşadığım olaylar ve stres seviyeme baktığımda mezuna kalmak benim için çok zordu. O yüzden hayatımın dönüm noktası olan şehir dışında bir üniversitede okumaya karar verdim. Puanım daha iyi başka üniversitelere yetse de ailemin yanına istediğim zaman rahat ve hızlı bir şekil de gidip gelebilmek için İstanbul’a yakın olması ve büyükşehir de doğup büyümüş biri olarak bu yıllarımı doğayla iç içe geçirmek istemem sebepleriyle Bolu’da okumaya karar verdim. Ve kendi hayatım için en doğru kararı verdiğimi ilk yılın sonunda çok açık bir şekilde fark etmiştim. Kendi kapalı kutularımı açmış, farklı bakış açıları kazanmış, birçok yeni hayaller eklemiştim hayatıma. 

     Makine mühendisliği bölümünden bahsedecek olursam, şunu söylemem gerekir ki gerçekten çok zor bir bölüm. Bu zorluk hem bölümden hem de hocalardan kaynaklanıyor. Çünkü mühendislik bölümündeki hocalar o seviyeye gelebilmek için diğer bölüm hocalarından çok daha fazla emek harcamak zorundalar. Hele ki dersinize giren hocalar -genelleme yapmamak kaidesiyle- profesör ise işiniz çok daha zor. Çünkü hocanız kendi yaşadığı tüm zorlukları size hissettiriyor. Ve hatta yaşatıyor diyebiliriz. 

     Eğer bu bölümü seçecekseniz kendinizde bazı özellikleri aramanızda gerekiyor. Bölümde çok ama çok ağır matematik işlemleri var. Ve olay sadece o işlemi çözmekle kalmıyor. Yaptığınız çözümü açıklayabilmeniz gerekiyor. Eğer bir problemi direk formüllerden çözerim ya da ona benzer sorular çözerek yaparım derseniz çok büyük sorunlar yaşarsınız. Bu bölümü okurken karşılaşacağınız bir diğer şey ise üç boyutlu düşünebilmek. Düşünürüm ne var bunda demeyin. Gerçekten hayallerinizi gerçekleştirmek için bu bölümü okuyorsanız hayata üç boyutlu bakabilmeniz gerekiyor. Çok basit bir örnek vermek gerekirse, tekerleğin yuvarlak oluşu. Bunu düşündüğünüzde yuvarlak oluşunun nedenlerini anlayabilmeniz gerek. Başka bir örnek ise bisiklet: Bisikletteki zincir-dişli mekanizması, bağlantı noktaları, hareketin zincire aktarımı. Baktığınız zaman bunun neden böyle olduğunu anlayabilmeniz gerekiyor. Çünkü ileride hayal ettiğiniz bir makineyi ya da bir şeyi tasarlamak isteyeceksiniz ya da bir fabrikada bir makinede bir sorun çıkacak. Ve beyaz yakalı olarak çalışanlar sizi çağıracak. O an o devasa makineye baktığınız zaman sorunun ne olduğu anlamanız ve buna bir çözüm bularak elemanları yönlendirmeniz gerekiyor. Eğer o an makinenin çalışma prensibini beyninizde hayal edemez ve soruna neden olabilecek ihtimalleri saptayamazsanız yaptığınız mesleğin bir anlamı kalmaz. Adı üzerine mü-hendese. Geometriyi bilen ve hesap kitap yapabilen kişi demek. Ama şöyle bir faktör de var ki azimli olduğunuz sürece yatkın olmasanız bile kendinizi alıştırır ve hayata bir mühendis gibi bakabilirsiniz. Kendinizi kandırmadan ben ne olursa olsun çalışır yaparım diyorsanız bu seçimi yapmanızı öneririm.

     Bölüme başlarken ve şu anki kendimi karşılaştırırsam çok değiştiğimi söyleyebilirim. Bölüme girdikten ve iş ortamlarını gördükten sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşadım ilk önce. Büyük hayallerimin gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu, ülkedeki çalışma şartlarının genelinde verdiğiniz emeğin ve çabanın tam karşılığını alamadığınızı görüyorsunuz. Bunun en büyük sebebi işveren birçok insanın sizi sömürmeye kalkışması. Kendi hayallerinizi gerçekleştirmek için kendi kendinize bir şey yapmak istediğinizde ise gerekli fon destekleri bulmak oldukça zor. Ama hiçbir şey imkânsız değil.

Abone Ol