DÖNÜŞEN DÜNYADA – OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ

Abone Ol 

∎ Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika ∎

    Ben Berktuğ Öztürk, 23 yaşındayım. Adana’da yaşıyorum ve üniversiteyi de burada, Çukurova Üniversitesi’nde Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde okudum. 2021 Haziran’da mezun oldum ve şu anda Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi programında 4. Sınıf öğrencisiyim.

     Okul öncesi öğretmenliğini, meslek lisesinde okuduğum çocuk gelişimi alanının devamı niteliğinde olması ve bu alanda yükselmek istemem sebepleriyle tercih ettim. Okul öncesi öğretmenliğinin diğer öğretmenlik alanlarından ve diğer yükseköğretim alanlarından ayrılan yanı; yarınlarımıza atılan temeli güçlendirilip, bu temel üzerine inşa edilecek beceri, bilgi ve birikimin hazırlık aşamasını oluşturmasıdır. Sizin yaşınız ilerlese de karşı karşıya geldiklerinizin yaşı sabittir. Okul öncesi öğretmenliği, her birinin benzer ya da benzersiz özelliklere sahip olduklarını bilerek öğretmekten ziyade öğrenmelerine rehberlik etmeyi öğrendiğiniz bir bölümdür.

     Annem ve babamdan destek almakla birlikte okulların ve bölümlerinin araştırmasını kendim üstlendim. Tercih listesi şekillendikten sonra babamın tanıdığı sonradan da dersini almış olduğum bir hocamızdan da destek aldım. Tercihlerimi istediğim alanlar üzerine şekillendirdim. Önceliğim meslek lisesindeki alanım olan özel eğitim öğretmenliğiydi. Okul öncesi öğretmenliği ilk 16 tercihimden sonra yer buldu, son iki tercihim de tarih bölümü üzerine yaptım. Tercihi asıl şekillendiren, özel eğitim öğretmenliği ve okul öncesi öğretmenliğinin taban ve tavan puanların olmaması oldu. Sıralamam ve aldığım puanın bölüme yetip yetmeyeceğini bilemeden, önceki puan türüne yakın bir kıyaslama yaparak tercihte bir riske girdim ve bunun sonucunda da 18. tercihim olan Çukurova Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliğine (ikinci öğretim) yerleştim.

     Çocuklara ilgili ama bir o kadar da eğitimci gözüyle yaklaşacak, öğretmek ve öğrenmekten keyif alacak, çocuklar karşısında kendisini rahat ve kendinden emin hissedecek, sabır ve sevgisini esirgemeyecek, bir günün diğer günden farklı şeyler getirebileceğini kestirecek kişilerin bu bölümü seçmesi “geleceğimiz” olarak addettiğimiz küçük hanımların, küçük beylerin ve öğretmenlerinin yararına olacaktır.

     Bölüme başladığımızda getirdiğimiz çömezlik dışında gelişim olarak da bir çömezlik içindeydik. Kimisi bunu inkâr etse de bunu inkâr etmenin anlamı yoktur. Yükseköğretimde hangi alanda olursa olsun öğretim görmenin kişinin gelişime katkısı olacağına inanan ve bu durumu da yaşayanlardanım. Dört yıl öncesinde kuralcı, az da olsa değişmezleri olan, anın tadını ve fırsatlarını yeri geldiğinde kaçıran biri iken, mezun olduğumda uyumlu olmaya çalışan, hümanist yaklaşan, kendi muhasebesini yapan, sorgulamalarda bulunan, fırsatları yakalamaya çalışan bir Berktuğ görüyorum. Bunu yükseköğretim okumanın katkısı olarak görüyorum. Hatta yükseköğretim okumanın bir diğer yararının da insanları, kültürleri, düşünceleri tanımak ve insan kazanmak olduğunu düşünüyorum. Düşlerin gerçekleşmesine neden olduğunu, bu düşler gerçekleşirken de beraberinde getirdiği güzelliklerin olduğunu düşünüyorum. Bölümümün katkısı ise eğitimci olmanın getirdiği bir sorumluluk var. Bu sorumluluk geçmişimize, başöğretmenime, kendime, çocuklara, ebeveynlere yani topluma karşı olan da bir sorumluluk. Bugünümüze getirdiğimiz güzelliklerin ve sorumluluklarımızın eksik olmamasını dilerim.

Abone Ol 

Berktuğ Öztürk

Vefa, vicdan, içtenlik sözüyle yaşamda ve düşlerinde olan; Çukurova topraklarının başkenti Adana’dan olan, o toprakların Çukurova Üniversitesinde Okul Öncesi Öğretmenliği okuyan ve eğitim yöneticiliği üzerine kendini gerçekleştirmek isteyen, bu ideali için açıköğretimden kamu yönetimi de okuyan, gücünün bedeninde değil de sözünde, kaleminde olduğunu söyleyen 1998 Kozan doğumlu bir vatandaş.