DUYGUNUN ÖTESİNDE “EMPATİ”

Abone Ol 

∎ Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika ∎

“Bir insan acı duyarsa canlıdır, başkasının acısını duyarsa insandır.”

     Empati kavramı lügati olarak ötekini, bulunduğu hâl üzere duygusal olarak anlamak ve anlamlandırmak şeklinde tanımlanmıştır. Duygudaşlık olarak da ifade edebileceğimiz empati sadece hüzün, acı, keder paylaşımını ihtiva etmemekte; aynı zamanda sevinç, mutluluk gibi duyguların paylaşımını da içermektedir. Dolayısıyla empati kavramının felsefi ve edebî alanda birçok tanımına rastlamak mümkündür. 

      Bizler burada empati kavramının lügati anlamının ötesinde bir anlama yoğunlaşarak psikolojik kuramlar içerisinde yer alan empatinin, duyguların ötesinde biyolojik yönlerinin olabileceğine dair önermeleri inceleyeceğiz. 

      Empatinin biyolojik kökenine ilişkin en önemli gelişmeler, ayna nöronlarının keşfi ile başlamıştır. İtalya Parma Üniversitesinde araştırmacı olan Giacomo Rizzolatti, Makak maymunları üzerinde birtakım deneyler yapmıştır. Yaptığı deneyler sonucunda, maymunlar motor hareketlerini gerçekleştirdikleri zaman beynin ön lobunda bulunan nöronlar aktive oluyordu. Örneğin maymun uzanıp bir meyve almaya kalktığında bu nöronlar uyarılıyordu. Bu, bilim dünyasında “motor komuta nöronları” olarak elli yılı aşkındır biliniyordu. Fakat Rizzolatti, maymunlar hareketsiz haldeyken meyveye uzanan başka birini izlediklerinde de motor nöronlarının uyarıldığını keşfederek müthiş bir çalışmaya imza attı. 

      İlerleyen yıllarda pek çok bilim insanı, hayvan deneylerindeki benzer çalışmalara insanı dâhil ederek aynı nöronlarla ilgili çalışmaya devam etmiş ve empatinin biyolojik kanıtlarını saptamıştır. 

      Wicker ve arkadaşları, koku duyusu üzerinde yaptıkları çalışmalarda; kötü koku duyusu yaşatılan kişi ve kötü koku karşısında tiksinen birinin video görüntüsünü izleyen kişinin her ikisinin beyin insular bölgesinde de işlev artışı olduğunu saptamışlardır. Yani kişiler kötü kokuya maruz kalmasa da sanki kokuyu almış gibi hissettiklerini düşündükleri için ortak beyin bölgelerinde aktivite gözlemlenmiştir. 

      Jabbi ve arkadaşları ise tat duyusu üzerinde çalışmalar yapmış. Deneyde acı, ekşi ve tatlı sıvıları tadan bir kişinin video görüntülerinin izletildiği farklı insanların beyinlerinde insular bölgede benzer düzeyde aktivite artışı gözlemlemişlerdir.

      Günlük yaşantıda afetle ilgili bir haber okuduğunuzda kalp atışınızın hızlandığını, hüzünlü bir arkadaşınızla konuştuğunuzda duygu durumunuzun olumsuz etkilendiğini, gülen birinin karşısında istemsizce gülmeye başladığınızı, esneyen birinin karşısında esnediğinizi, bir kütüphanede çalışan insanları gördükçe çalışma motivasyonunuzun arttığını ya da televizyonda acı çeken birinin görüntüsüne şahit olduğunuzda aynı duygu durumlarını yaşıyormuş gibi hissettiğinizi fark etmişsinizdir. Tüm bunlar, “mış gibi yaşama”, ötekini anlama amacından doğar. 

      Jest, mimik ve duyguları aynalama yaparak, kendi beyninizde onlara karşılık gelen hareketi sanal bir gerçeklik oluşturarak hissedebilirsiniz; bunu ayna nöronlar sayesinde gerçekleştirebiliyorsunuz. Ayna nöronlarının önemli özellikleri arasında taklit ve öykünme yer almaktadır. Örneğin birey ağladığında, beyinde bu eylemden sorumlu olan nöronlar uyarılır ve aktivite gerçekleşir. Aynı nöronlar, ben başkasını aynı hareketi yaparken izlediğimde de aynı şekilde uyarılmaktadır. Bana ait olan bir nöron; başka birinin bakış açısını benimsiyor, sanki ben yapmışım gibi hareket ediyor ve uyarılıyor. Yani nöronlar o eyleme öykünüyor, bu sebeple bilim insanları “ayna nöronları” olarak isimlendirdikleri bir grup beyin hücresine “empati nöronları” adını önermiş ve empati duygusunun istemli oluşturulan bir histen çok biyolojik kökenleri olabileceğine dikkat çekmişlerdir. 

KAYNAKÇA

  • By V.S. Ramachandran, 2000, MIRROR NEURONS and imitation learning as the driving force behind “the great leap forward” in human evolution. (20.12.2020 https://www.edge.org/3rd_culture/ramachandran/ramachandran_index.html tarihinde sitesinden erişilmiştir.)
  • ALTINBAŞ Kürşat, GÜLÖKSÜZ Sinan, ÖZÇETİNKAYA Serap, ORAL E. Timuçun, 2010, Biological Correlates of Empathy. (19.12.2020 tarihinde “https://core.ac.uk/reader/27251490” sitesinden erişilmiştir.)
Abone Ol 
Avatar

Sevdenur Örsdemir

Pozitif bir bilim dalı olan psikoloji alanında bilgi araştırmacısı ve talebesidir. Kültür, sanat ve edebiyat alanlarıyla da ilgilenerek Specter Medya bünyesinde içerik üretmektedir.