DUYGUSAL BESLENME VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

∎ Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika ∎

     Duygusal yeme, açlık hissi nedeniyle değil; stres, kaygı, yalnızlık, öfke gibi duygularla baş edemeyip bu duyguları bastırmak adına besinleri kullanmaktır. Fiziksel açlık ve duygusal açlık belirtileri birbirinden farklıdır. Fiziksel açlık durumunda birey doygunluğa yedikçe ulaşır. Duygusal açlıkta ise açlık aniden başlar ve fiziksel belirti vermez. Birey ne bulursa yer ve daha çok enerji değeri yüksek besinleri tercih eder.

     Duygusal yeme şişmanlık, depresyon, hormonal problemler ve yeme bozukluklarına sebep olabilir. İlerledikçe daha ciddi boyutlarda hem metabolik hem psikolojik problemler ortaya çıkartır.

     Serotonin, “mutluluk hormonu” adıyla bilinen ve ruh hâli üzerinde çok fazla etkisi olan bir hormondur. Serotoninin emilimini arttırmak için proteine ve B vitaminlerine ihtiyaç vardır. Bu yüzden hiç karbonhidrat tüketmeden diyet yapmak mutsuz ve depresif hissetmeye, karbonhidrat ağırlıklı beslenmek ise odaklanma bozukluğuna ve yorgunluğuna sebep olur.

     Stresli anlarda yüksek yağlı ve şekerli besinlerin tüketimi obeziteyi arttırabilir. Besinlerin stresi baskılama amacıyla kullanımı kaçış teorisine uygundur. Strese karşı tepkili olan insanlarda kortizol hormonu yüksektir ve bu durum da duygusal beslenmeyi tetikler.

     Duygusal yeme durumundan kurtulmak ve bu durumun yol açabileceği sorunların önüne geçmek için birtakım çözüm önerilerini gündeminize taşıyabilirsiniz:

  • Farkındalıkla (mindfulness) Beslenmek: Bu uygulama; besinlere beş duyuyla temas etme, sadece yemeğe odaklanarak yavaş bir şekilde yeme, yemeğin tadını fark etme, açlık sinyallerini fark etme, yemeğin tabağa gelene kadarki öyküsünü düşünme gibi alıştırmalardan oluşmaktadır. Beslenmeye bu açıdan yaklaşmak, duygusal yeme davranışını önlemek açısından faydalı olacaktır.
  • Hareket Etmek: Egzersizin fizyolojik etkisinin duygusal beslenmeyi önlemede yararlı olduğu ve böylelikle ağırlık kontrolüne de ekstra yardımcı olduğu bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkmıştır. 
  • Yediklerinizi Yazmak: Eğer hangi duyguların sizde aşırı yeme hissi uyandırdığını bilirseniz, önlem almanız daha kolay olur. Yediklerinizi yazmak bu konuda size yardımcı olabilir.

     Duygusal beslenme problemi yaşayan bireylerin psikolojik durumları ve beslenme durumları, ilgili profesyonellerce hem psikolojik açıdan hem de beslenme alışkanlıkları göz önüne alınarak değerlendirilmeli ve onlar için bir tedavi planı oluşturulmalıdır. 

     Beslenme programı hazırlayan diyetisyenin, danışanın durumuna göre gereken duygusal beslenmeyi önleyen vitamin, mineral içeren besinlerle program hazırlaması veya suplement kullanımı değerlendirmesi yararlı olabilir. Etkin ve sürekli verilecek yeterli-dengeli beslenme eğitimleri hatalı alışkanlıkların ve davranışların değiştirilmesini, insanın sağlığını tehdit eden sorunların ve uygulamaların önlenmesini, edinilen bilginin davranışa dönüştürülmesini sağlayacaktır.

Kaynakça:

  • ÜN S., Duygusal Yeme ve Obezite, Başkent Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Ankara, Türkiye, 2018, 2(2), 30-47.
  • Taş L., Doğu Akdeniz Üniversitesinde Okuyan Öğrencilerin İştah, Duygusal Yeme ve Depresyonun Beslenme Durumu Üzerindeki Etkilerinin Değerlendirilmesi, Doğu Akdeniz Üniversitesi Eylül 2018 Gazimağusa, Kuzey Kıbrıs.
Refia Güner

Refia Güner

İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik 4. sınıf öğrencisiyim. Bu alanda takip ettiğim eğitim programları, güncel yayınlar ve yapmış olduğum stajlar ışığında kendimi geliştirmeye ve yenilemeye çalışarak mesleğimi öğrenme ve tamamlama yolundayım. Bu yolda öğrendiklerimi sizlere Specter Medya aracılığıyla aktarmaya çalışacağım.