EFSANENİN ÜÇ PUANA DOKUNUŞU

∎ Tahmini Okuma Süresi: 2 Dakika ∎

Beşiktaş, sezon başından beri yapmış olduğu kadro hatasını Malatya deplasmanında da tekrarladı. Atiba olmasaydı Beşiktaş şampiyonluk yarışında telafisi çok zor olan bir üç puan kaybedecekti. Kaptan buna izin vermedi ve takımı yarışta tuttu.

Bu sene koronavirüsün etkilerinden dolayı Süper Lig’de 20 takım var ve maç takvimi geçen senelere göre biraz daha sıkışık dolayısıyla takımlar kendi oyun mentaliteleriyle sahaya çıkmaya çalışsalar da bu her maç için geçerli bir durum değil. Beşiktaş’ın Malatya maçı da aynı şekildeydi. Bozuk zemin, deplasman gibi faktörler eklenince Beşiktaş’ın zorlanacağı çok açıktı.

İlk 11’ler açıklandığında Beşiktaş’a dezavantaj yaratacak bir başka durum da bu sene üç defansif orta saha çıktığı hiçbir maçta istediği oyunu yansıtamamasına rağmen yine Sergen Yalçın’ın bu tercihte bulunmasıydı.

Maç içine bakacak olursak takımın son haftalarda ilk golü bulana kadar yaşadığı bir panik var. Bu Beşiktaş’ın şampiyon olduğu senelerde de vardı. Bunun kontrollü olması gerekiyor aksi halde Malatya maçındaki gibi karşı takım sizin panik ve gol atma gerginliğinizden yararlanabilir. Oyun olarak sahada pek bir şey göremedim açıkçası alınması gereken bir üç puan vardı ve Beşiktaş bunu aldı. Bu maç genelinde yapabilecek en hakkaniyetli yorum bu olur.

Anadolu Takımlarının Beşiktaş Takıntısı!!

Sahadaki Malatya’ya bakıyorum. Her pozisyonda hırslı, itiraz eden, bağıran çağıran, öyle hırs yapmış ki kalecisiyle atağa çıkan sonra bir bakıyorum diğer maçlarında hiç birinde bu kadar hırs ve çirkeflik yok. Galatasaray maçı öncesi takım boykot ederken başı çeken Adem Büyük haklı haksız her pozisyonda hakemin başındaydı. Sahayı manipüle etme çabası vardı. Maç sonu yaptığı Var konuşmaları dinlensin açıklaması ise tamamen mağlubiyeti fatura etme çabasıydı. Gerçi geçmişini bildiğimiz bir oyuncunun böyle hareketlerde bulunması da şaşırtmıyor.

Yabancı Hakem Gelsin

Yıllardır aynı hakem kadrosu var bu ülkenin futbolunda… Babadan oğula bir saltanat sürüyor. Herkes birbiriyle akraba… Böyle bir hakem camiasıyla ülke futbolunun gelişmesi beklenemez. Futbol camiasının yaptığı açıklamalar da ortada duruyor. Belirli standartları yakalamamız lazım. Aksi takdirde birkaç yıla bu kadar futbol sevgisi olan bir ülkenin ligi veteran muamelesi görmeye başlayacak. Ondan sonra, ne o çok güvenip kovamadığımız yayıncı kuruluş ne de istediğime çalarım diyen hakem camiası ortalıkta görünecek. İşin en trajikomik kısmı da şu ki bu ülke de futbol namına bir şeyler düzeltmeye çalışınca yine  onlar en önde olacak maalesef…

Fatih Davut Ejder

Fatih Davut Ejder

8 Ocak 2000’de doğdu. Küçüklüğünden beri bir şeyleri anlatmaya ve sunmaya meraklı, Hukuk Fakültesi öğrencisi, aynı zamanda da açıktan Sosyoloji Bölümü okumakta. Beşiktaş semtini çok seviyor ve hâlinden anlayacağınız sıkı bir Beşiktaşlı.