GÜMBÜR GÜMBÜR GALATASARAY!

Abone Ol 

∎ Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika ∎

   Avrupa’dan galibiyetle dönen aslan, ligde yoluna 2’de 2 yaparak kayıpsız devam ediyor. Başakşehir karşısında harika bir oyun ortaya koyan Galatasaray’ın göze en çok çarpan özellikleri aktif dinlenme ve üçüncü bölgede yapılan şok pres oldu. Geçen yıllara nazaran topu ayağında tutma oranı düşük olan Galatasaray, buna rağmen daha fazla üretken ve etkili bir oyun oynuyor.

   Başakşehir karşısında ilk 45 dakikanın tamamında üstün bir oyun sergileyerek erken gelen bir penaltı golü ile ilk yarıyı 0-1 önde kapattı. İkinci yarı biraz daha rakibini kendi yarı sahasına çeken Fatih Hoca’nın öğrencileri, kaptıkları toplarla hızlı ve etkili kontratak oyunları oynadı. Avrupa’dan dönmüş olmanın verdiği yorgunluğun etkisiyle zaman zaman düşüşler gösterseler de yapılan değişikliklerle maçın geneline hâkim olup oyunu yönlendirmeyi başardılar. Takım olarak muazzam bir bütünlük ve inanmışlık gösteren Galatasaray, maç boyunca gerek üretilen pozisyonlarla gerekse oyuncular arasında yapılan savunma paylaşımlarıyla taraftarın yüzünü güldürdü. Bir bütün olarak hücuma çıkan ve dönüşünde savunmayı da takım halinde gerçekleştiren bir Galatasaray vardı sahada. Kimi zaman stoperden kimi zamansa kaptığı toplarla 3. bölgeden oyun kuran Galatasaray, dikine oynayarak hem rakibin düzenini bozdu hem de toplara paralel yapılan çizgi bindirmeleri ve savunma arkası koşularıyla rakibini adeta maçtan kopardı. Ortak bir oyun aklına sahip olan oyuncuların kimi zaman bakmadan oynadığını görür olduk. Kimin nerede olduğunun ve ne yapacağının bilinmesi takım olarak hareket edebilmek adına muazzam bir artı katıyor oyunculara.

   Takım halinde güzel bir görüntü veren Galatasaray’da bazı isimler vardı ki şüphesiz maçın kaderini etkilediler. Bir usta edasıyla geriden oyun kuran, soldan sağa 30-40 metrelik pas atan, tek müdahalelik pozisyonlarda neredeyse kusursuz dokunuşlar yapan ve muazzam bir konsantrasyonla geride güven veren bir Marcao vardı. Hiç şüphesiz saha içi liderlerden biri olan Marcao, gerek attığı uzun toplarla gerekse üçüncü bölgeye yolladığı dikine paslarla sahanın en etkili isimlerinden biriydi. Keza Taylan Antalyalı; bir Sergio Busquets, bir Toni Kroos gibi maestro rolüne bürünmüştü adeta. Baskı altında top kaybı yapmadan oynadı, 90 dakika boyunca sahanın her yerinde olup pres yaptı ve oyun görüşü üst düzey bir dinamo misali koştu durdu. Kimi zaman rakiple omuz omuza mücadeleye girip rahatsız etti, kimi zaman ise tehlikeli noktalarda kaptığı toplarla takımına rahat nefes aldırdı.    

   Sonradan sakatlanarak oyundan çıkan Saracchi’nin de hakkını teslim etmek lazım. Birinci bölgede kurulan Marcao-Saracchi-Taylan üçgeninde muazzam işler yaptı. Gerek bindirmeleriyle gerek ürettiği atak aksiyonlarıyla harika bir maç çıkardı. Ayrıca son yıllarda ligimizin en istikrarlı oyuncusu olan Visca’ya nefes aldırmamasından da bahsetmiyorum bile. Sonradan oyuna giren Diagne, Babel ve Ömer ile tekrardan orta saha hâkimiyetini sağlayıp oyunu eline alan Galatasaray, sadece 5 dakika sonra bu değişikliklerin meyvesini aldı ve harika bir kurguyla gelen Belhanda’nın ikinci golüyle maçı kazanmayı bildi. Değişen oyun anlayışıyla şimdilik formda görünen Galatasaray emin adımlarla yoluna devam ediyor. Hedef önce Avrupa sonra ise içerdeki Fenerbahçe derbisi. Bu daha başlangıç, bu aslanın ayak sesleri! Duy sesimizi Avrupa, biz geliyoruz!

Abone Ol 
Yasin Durmaz

Yasin Durmaz

Henüz 21’inde, hukuk yoluna düşmüş sıradan bir insan. Armaya sevdalanmış bir Galatasaraylı. Kendi halinde, sıkı bir dost, biraz iyimser ve hedefleri olan bir genç.