HUKUKİ BİR EL KOYMA YÖNTEMİ: KAMULAŞTIRMA

Abone Ol 

∎ Tahmini Okuma Süresi: 6 Dakika ∎

Kamulaştırma Kavramı Nedir?

Kamulaştırma, mülkiyet hakkının kamu yararına sınırlandırılabilmesi diye ifade edilebilse de aslında çok daha ayrıntılı bir konudur. Kamu yararı taşıyan bir özel hukuk taşınmazının kamu yararı için yasalara uygun bir şekilde ve bedelinin ödenmesi koşuluyla mülkiyetin idareye geçirilme durumuna kamulaştırma denir. Kamu yararı düşüncesi, özel bir taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesini zorunlu kılabilir. Halbuki mülkiyet hakkı anayasa da temel hak ve ödevlerde düzenlenen  bir haktır. Fakat her hakta olduğu gibi bu hakkın kullanılması da sınırsız değildir. İdare kamu yararını öngördüğü durumlarda mülkiyete el koyabilmektedir.

Kamulaştırma Kimler Tarafından Yapılabilir?

Anayasanın 123.maddesinde T.C. idaresinin merkezden ve yerinden yönetim esaslarına göre organik açıdan örgütlendiği belirtilmektedir.

“Madde 123İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulur.”

Anayasa 126 ve 127’nci maddelerde bu esasların neler olduğunu açıklamaktadır. Kamulaştırma yapmaya yetkili idarenin belirlenmesinde ise organik anlamda idare kavramı bağlamında değerlendirme yapılması gerekmektedir.Devlet tüzel kişiliğine sahip olan bu kişiliğin içerisinde bulunan merkezi idare birimleri Anayasa 46.madde de ayrıca belirtildiği üzere kamulaştırma yapabilirler.Kısacası merkezi idare içinde bulunan devlet tüzel kişiliğine sahip kurum ve kuruluşlar Kamulaştırma Kanunu 3.madde uyarınca koşulları  sağlamak şartıyla  kamulaştırma yapabilirler.

Kamulaştırma Şartları

Madde 3 – “İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.

Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz. Bu miktarın üstünde olan kamulaştırma bedelleri, peşin ödeme miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli, her halde peşin ödenir.

(Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.”

Yer yönünden yerinden yönetimlerde kamulaştırma yapabilmektedir.Anayasa 127.madde uyarınca sayılan belediyeler,il özel idaresi,köy idareleri de kamulaştırma yapabilirler. Büyükşehir belediyelerinin de kamulaştırma yapma yetkisi bulunmaktadır.Anayasa 123.madde de bahsedilen kamu tüzel kişileri de kamulaştırma yapma yetkisine sahiplerdir. Yine aynı şekilde yararına kamulaştırma hakkı ve yetkisi tanınan kamu tüzel kişileri de kamulaştırma yapabilirler.

Kamulaştırma Nasıl Yapılır?

KK madde 3 uyarınca;
İdareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.
Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz. Bu miktarın üstünde olan kamulaştırma bedelleri, peşin ödeme miktarından az olmamak ve en fazla beş yıl içinde faiziyle birlikte ödenmek üzere eşit taksitlere bağlanır. Taksitlere, peşin ödeme gününü takip eden günden itibaren, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır.

Kamulaştırılan topraktan, o toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanların bedeli, her halde peşin ödenir.

(Ek fıkra: 24/4/2001 – 4650/1 md.) İdarelerce yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanılamaz.

Kamulaştırmayı yapacak idare, kamulaştırma veya kamulaştırma yolu ile üzerinde irtifak hakkı kurulacak taşınmaz malların veya kaynakların sınırını, yüzölçümünü ve cinsini gösterir ölçekli planını yapar veya yaptırır; kamulaştırılan taşınmaz malın sahiplerini, tapu kaydı yoksa zilyetlerini ve bunların adreslerini, tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden veya ayrıca haricen yaptıracağı araştırma ile belgelere bağlamak suretiyle tespit ettirir. İlgili vergi dairesi idarenin isteği üzerine taşınmaz mal ve kaynakların vergi beyan ve değerlerini, vergi beyanı bulunmadığı hallerde beyan yerine geçecek takdir edilecek değeri en geç bir ay içerisinde verir. İdare kamulaştırma kararı verdikten sonra kamulaştırmanın tapu siciline şerh verilmesini kamulaştırmaya konu taşınmaz malın kayıtlı bulunduğu tapu idaresine bildirir. Bildirim tarihinden itibaren malik değiştiği takdirde, mülkiyette veya mülkiyetten gayri ayni haklarda meydana gelecek değişiklikleri tapu idaresi kamulaştırmayı yapan idareye bildirmek zorundadır. İdare tarafından, şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10 uncu maddeye göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince re’sen sicilden silinir.

Instagram Banner

İdarelerin KK uyarınca yapacağı kamulaştırmalarda “satın alma usulünü” öncelikli olarak uygulamaları esastır.
Kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırmayı yapacak idare, bu Kanunun 11 inci maddesindeki esaslara göre ve konuyla ilgili uzman kişi, kurum veya kuruluşlardan da rapor alarak, gerektiğinde Sanayi ve Ticaret Odalarından ve mahalli emlak alım satım bürolarından alacağı bilgilerden de faydalanarak taşınmaz malın tahmini bedelini tepit etmek üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonunu görevlendirir. Ayrıca idare, tahmin edilen bedel üzerinden pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek ve sonuçlandırmak üzere kendi bünyesi içinden en az üç kişiden teşekkül eden bir veya birden fazla uzlaşma komisyonunu görevlendirir. İdare, kıymet takdir komisyonunca tespit edilen tahmini bedeli belirtmeksizin, kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz mal, kaynak veya bunların üzerindeki irtifak haklarının bedelinin peşin veya bu Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılıyor ise, bu fıkradaki usullere göre taksitle ödenmesi suretiyle ve pazarlıkla satın almak veya idareye ait bir başka taşınmaz malla trampa yoluyla devralmak istediğini resmi taahhütlü bir yazıyla malike bildirir. Malik veya yetkili temsilcisi tarafından, bu yazının tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, kamulaştırmaya konu taşınmaz malı pazarlıkla ve anlaşarak satmak veya trampa isteği ile birlikte idareye başvurulması hâlinde; komisyonca tayin edilen tarihte pazarlık görüşmeleri yapılır, tespit edilen tahminî değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmaya varılması hâlinde, yapılan bu anlaşmaya ilişkin bir tutanak düzenlenir ve anlaşma konusu taşınmaz malın tüm hukuki ve fiili vasıfları ile kamulaştırma bedelini, malikin kimlik bilgilerini ve taşınmazların tapuda tesciline veya terkinine dair kabul beyanlarını da ihtiva eden tutanak, malik veya yetkili temsilcisi ve komisyon üyeleri tarafından imzalanır. Bu tutanak malikin ferağ beyanı ve tapuda idare adına yapılacak tescilin hukuki sebebi sayılır.


Düşünce ve önerilerinizi iletmek için iletişim formunu doldurabilirsiniz.

Abone Ol 

Fatih Davut Ejder

8 Ocak 2000’de doğdu. Küçüklüğünden beri bir şeyleri anlatmaya ve sunmaya meraklı, Hukuk Fakültesi öğrencisi, aynı zamanda da açıktan Sosyoloji Bölümü okumakta. Beşiktaş semtini çok seviyor ve hâlinden anlayacağınız sıkı bir Beşiktaşlı.