KARŞILIKSIZ SEVGİYE DAİR

∎ Tahmini Okuma Süresi: 1 Dakika ∎

Hiç umulmadık zamanda karşınıza çıkıveren sevgiye inanır mısınız? Bir anda sizi sarıp sarmalayan, yokluğunu aklınızın ucundan geçirince korkudan ne yapacağınızı bilemediğiniz, herkesin içinde sizi sebepsizce güldüren, hiç tanık olmamışken özlediğiniz, daha fazlasını ve iyisini hayal bile etme gereği duymadığınız sevgiye inanır mısınız? Yoksa korkutur mu bu sizi? Karanlık, bilinmedik, ıssız, çıkmaz bir sokak ya da sizi ansızın içine çeken hortum gibi mi gelir size? Aslında biliyor musunuz; sevmek korkutmaz, çaresiz bırakmaz, karanlığa hapsetmez. Sevmek sizi bitirmez, sevmek sizi var eder. Sevmek, karşılıksız sevmek; sizi siz, insanı insan yapar. Beklemeden, ummadan, pay biçmeden, dilenmeden… Sadece sevmek. Ama sevmenin bir hortum gibi insanı içine çektiği doğrudur. Kapılması kolay, kurtulması zordur. Kimisi için anlık, kimisi için ömürlüktür. Kimisine göre ayran gönüllülüktür, kimisine göre sözdür, vazgeçmemektir. Aslına bakılırsa bence korkulması gereken sevmek değil, çok sevmeye cesaret edilmesine rağmen unutulmaktır. Aslında korkulması gereken, nakış gibi işlenen sevginin bilmediğin bir zamanda hunharca katledilmesidir. Korkulması gereken, emek emek inşa edilen o sevginin hatırlanmak istenmeyen bir hatıraya dönüşmesidir. Ama dedim ya; unutulsun, yıkılsın, görülmesin, karşılık verilmesin, duyulmasın ve hissedilmesin.  Sevgi sadece var olsun. “Sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı?” demiş Nazım Hikmet. Şart değil. Çünkü sen sevdiğin, sevebildiğin kadar sensin ve yine sen karşılıksız sevebildiğin kadar insansın.

Ebrar İşleyen

Ebrar İşleyen

26 Şubat 2001 Samsun doğumlu. Marmara Üniversitesinde Hemşirelik öğrencisi. Okumakla, araştırmakla, duygularını yazıya aktarmakla yakından ilgili. Şiir ve deneme yazmayı, dergi karıştırmayı, fotoğraf çekinmeyi çok seviyor. Arabesk ve fantezi müzik hayranı.