KİŞİSEL ATALET

∎ Tahmini Okuma Süresi: 4 Dakika ∎

   İnsan yaşam boyu gelişim halindedir bu gelişimde insan sürekli olarak yeni kararlar alır, kendisine yeni hedefler tayin eder ve bu hedefleri gerçekleştirmek içinse planlar yapar. Kişi tanımlamış olduğu hedeflere ulaşması için neler yapması gerektiğini belirler, bu hedefleri gerçekleştirdiğinde neler kazanacağını, gerçekleştiremediğinde ise neler kaybedeceğini bilir, o işi yapmayı istediğini de düşünür ancak bir türlü ilk adımı atamaz veya işe koyulur ancak devamını getiremez ya da hiç başlamaz ve sürekli olarak erteler. Peki insanı durduran şey nedir, insan neden eyleme geçemez?  İnsanı durduran şey atalettir. Atalet nedir, nasıl oluşur, ataleti yenmenin yolları var mıdır varsa nelerdir?  Gibi sorulara cevap arayarak bu yazıda kişisel atalet konusunu incelemeye başlayacağız.

İlginizi Çekebilir

Atalet Nedir?

   Atalet: semantik olarak  ”eylemsizlik” şeklinde tanımlanır buna ek olarak; devinimsizlik, tembellik, çalışmadan oturma, gevşeklik, uyuşukluk, işsiz kalma ve işsizlik halinde olma şeklinde de tanımlanmıştır. Ataletin oluşumu tedrici (aşamalı) olarak gerçekleşir. Aslında ataletin yaşamı felç etmesi oluşum şeklinden kaynaklanır. Şok değişimlere karşı kişi reflekslerini kullanarak değişime karşı direnç oluşturabilir ancak yavaş yavaş gerçekleşen bir değişimi kişinin fark etmesi zordur fark etmediğinden dolayı refleksleri zayıflar ve kullanılamaz hale gelir. Bu durumu şöyle bir hikaye ile örneklendirebiliriz: Bir kurbağa sıcak suyla dolu bir kaba direkt atılır ve kurbağa yaşadığı ani değişimin etkisiyle refleks olarak zıplar ve kaptan kurtulmayı başarır. Aynı kurbağa bu sefer suyu daha ılık olan başka bir kaba konulur ve su kademeli olarak ısıtılır. Kurbağa; su ısındıkça gevşemeye, rehavete ve atalete düşmeye başlar Su artık yakıcı olacak kadar sıcaktır, kurbağa zıplayarak kaptan çıkmaya çalışır ancak bacak refleksleri artık çok zayıflamıştır ve gerekli hamleyi yapacak güçte değildir. İşte ataletin kişi üzerindeki etkisi de aynen bu şekildedir.

Sosyal Medya Düzenlemesi Banner

Motivasyon ve Farkındalık

   Bir insanın ataletten kurtulmayı düşünebilmesi için öncelikle bulunduğu noktayı tanımlaması, kendisinin farkında olması ve atalet içinde yaşadığını kabul etmesi gerekir. Farkındalık olmadan neyi nasıl yapacağımızı belirleyemeyiz. Farkındalıktan sonra en önemli ikinci unsur ise motivasyondur. Motivasyon; içsel motivasyon ve dışsal motivasyon olmak üzere ikiye ayrılır. İçsel motivasyonda dış etkenler önemsizdir kişi bir iş karşısında gerekli enerjiyi ve motivasyonu kendi içinde arar ve kendi kendine motive olur. Dışsal motivasyon ise insanın bir işi ya da faaliyeti yapmaya iten gücün kendisi dışındaki faktörlere bağlı olmasıdır. O halde motivasyonumuzu sağlamaya çalışırken biz daha çok hangi motivasyon kaynağından besleniyoruz onu belirlememiz ve kendimizi iyi tanımamız gerekir. Farkındalık ve motivasyonun ardından doğru ve net hedefe kilitlenmek çok önemlidir. Hedef net olarak belirlenmediği takdirde insan zamanı da enerjisini de doğru kullanamaz. Planlarınızı gerçekleştirememenin diğer bir sebebi de fazla dolu olmaktan kaynaklanıyor olabilir. Açıklamak gerekirse gerçekleştirebileceğinizden fazla hedefleri maddeler halinde belirlediğiniz zaman öncelik sırası yapmakta zorlanırsınız ve detaylar arasında boğulursunuz örneğin siz bir işi yaparken beyniniz size “bir an önce diğer işe koyulmasın” mesajını vererek sizi stres altında bırakır, sizde stres altında odak noktanızı doğru yönetemezsiniz ve bir süre sonra “ben zaten hedeflediklerimin  hiçbirini yapamıyorum, enerjim hiçbirini yapmaya yetmiyor” diyerek kendinize ait olumsuz duygular biriktirmeye başlarsınız ve tüm planlarınızdan vazgeçerek atalet halinde yaşamayı tercih etmiş olursunuz. O halde doğru hedef tanımlaması kadar enerjinizin yetebileceği hedefleri belirlemekte çok önemlidir. İlk olarak enerjinizin yetebileceği küçük işleri yapmakla işe koyulabilirsiniz onları yapmayı başardığınızda daha büyük işleri yapabilecek öz güvene de sahip olursunuz. Esas olan küçük de olsa hedeflerinizi hayatınıza hakim ve sürekli kılabilmektir. Süreklilik ise küçük adımlarla başlar ve kişiyi ulaşılması hedeflenen neticeye götürür. Nitekim bilinmektedir ki bir damla bile süreklilikle mermerde oyuk açabilmektedir.

   Hülasa, atalet halinde yaşamanın sebepleri kişisel farklılıklara göre değişiklik göstermekle birlikte genel olarak şu şekilde sıralanabilir:

  • Hedef yokluğu
  • Motivasyon yetersizliği
  • Başarısızlık korkusu
  • Çaresizlik duygusu
  • İç disiplin (irade) zayıflığı
  • Pasif direnç duygusu
  • Zaman tanzimi yapamama
  • Gerçeklerle yüzleşememe
  • Mükemmeliyetçilik duygusu vs.
Instagram Banner

   Burada bahsettiğimiz sebepleri teker teker göz önüne aldığınızda kendi zayıf noktalarınızı, zaaflarınızı ve sizi aslında neyin atalete ittiğini bilebilir ve neticeyi daha rahat belirleyebilirsiniz. Bu minvalde sorun tespiti yaptıktan sonra bu zayıf noktaları güçlendirerek yaşamınızı felç eden ataletten kurtulmanız da daha muhtemel olur. Şunu da unutmamak gerek hepimiz zaman zaman hayatın yoğunluğundan yoruluruz, bugün hiçbir şey yapasım yok dediğimiz olur hatta bazı günler yataktan kalkmak için bir sebep bile bulamayız fakat bu düşünceler hayatın normal seyrinde doğal karşılanmaktadır asıl sorun ise bunun sürekli olma durumunda problem haline dönüşmesidir.


Tüm Psikoloji yazılarımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Avatar

Sevdenur Örsdemir

Pozitif bir bilim dalı olan psikoloji alanında bilgi araştırmacısı ve talebesidir. Kültür, sanat ve edebiyat alanlarıyla da ilgilenerek Specter Medya bünyesinde içerik üretmektedir.