KÜRESELLEŞMENİN TOPLUMSAL BOYUTTA İNCELENMESİ

∎ Tahmini Okuma Süresi: 5 Dakika ∎

Küreselleşme ekonomi, siyaset, sosyal yaşam, kültür gibi birçok alanda etkili olmuştur ve toplumun alıştığı birçok alışkanlığı değiştirmiştir. Küreselleşmenin sonucunda her ne kadar çoğunlukla ekonomik ve siyasi değişimlere bakılsa da aynı zamanda küreselleşen bir kültürde ortaya çıkmaktadır. Manuel Castells’e göre küreselleşme sonucunda sermaye hareket durumu kazanırken bunun yanında siyaset ise yerel kalmaktadır. Bunun sonucunda siyasetteki dengeler değişmiştir, siyaset zayıflamıştır ve değişime gitmek zorunda kalmıştır. Bu değişimden en çok etkilenenler ulus-devlet yapısına sahip olan topluluklar olmuştur. Küreselleşme öncesinde devlet birçok alanda yetkilerini gösterebiliyordu fakat küreselleşme ile yetkilerini paylaşmak zorunda kalmıştır. Küreselleşme ile birlikte toplum içerisinde gelir eşitsizliği daha belirgin hale gelmeye başlamıştır. Daha öncelerinde ulus-devlet sorunu iken küreselleşme ile birlikte dünya sorunu hale gelmeye başlamıştır. Bazı bölgelerde yaşanan yoksulluklar, batılı ülkelerde gitgide artan refah seviyesiyle beraber toplum içerisinde göçler artmaya başlamıştır. Gelir düzeyindeki farkların bu kadar belirgin hale gelmesi sonucunda toplumsal bütünleşme de riske girmeye başlamıştır. Toplum içerisinde yalnızlaşan ve yabancılaşan bir birey ortaya çıkmıştır. Roland Robertson, dünyanın giderek küçülen ve tek dünya olarak tanımlanan hale geldiğini, ulusal olarak kurulmuş toplumlarınsa daha fazla çok kültürlü şekle büründüğünü ifade etmektedir. Ayrıca çok etnikliğin dışsal ve içsel zorlamalarıyla yüz yüze gelen toplumların meydana geldiğinden ve birey ile kolektif ötekilerin özdeşleşme koşullarının her zamankinden daha karmaşık hale geldiği bir dünyadan bahsedilebileceğini ileri sürmektedir (Robertson 1998: 99-100), (Talas ve Kaya, 2007).

Küreselleşmenin toplumsal yaşantımıza etki ettiği bir önemli nokta ise milli kimlik krizidir. Küresel kültür sonucunda bireylerin milli kültürlerinde değişimler meydana gelmeye başlamıştır. Küreselleşme rüzgârları, millî kimlikleri zorlayarak hem bireylerde kimlik krizi yaratmakta hem de milli kimliklerde yer yer kırılmalara yol açıp alt kimliklerin ön plana çıkmasına sebep olmaktadır. Bunun sonucunda, hemen hemen her kültür sisteminde milli kimlik şemsiyeleri altında çeşitli alt kimliklerin ortaya çıktığı, hatta patlamanın söz konusu olduğu görülmektedir. Söz gelimi, dinî ve etnik, yöre ve bölge kökenli yerel, cinsellik eksenli ve birtakım gayrî resmî grupları temel alan çok çeşitli kimliklerde ciddi artışlar meydana gelmektedir ( Talas ve kaya, 2007).

 Küreselleşme bireydeki özgüven durumunu da etkilemiştir. Bireyler artık bir başkalarının tercihlerine ve yönlendirmelerine göre hareket etmeye başlamıştır. Küreselleşme öncesinde insanlar küçük topluluklara yani daha geleneksel bir yaşam tarzına alışmıştı. Fakat küreselleşme sonucunda şartların daha zor olduğu, bilgi, emek gibi kavramların ön plana çıkmaya başladığı bir dönem başlamıştır. Modern hayata geçişte insanın bir dönüm noktası yaşaması olarak bu örneği gösterebiliriz. Ekonomik yönden bakıldığı zaman toplumu etkileyen bir diğer faktör ise bir tüketim toplumunun oluşmasıdır. İnsanların ihtiyacı olmadıkları bir alış veriş kültürüne yöneltilmeye başlanmıştır. Türkiye’de küreselleşmeye karşı Cumhuriyet dönemimden itibaren önlem alınmaya çalışılmıştır. Batının kültürünü almak yerine tekniğini almak teşvik edilmeye başlanmıştır. Türkiye’nin küreselleşmeden fazla etkilenmesinin sebebi hem konumu hem de ülkede yaşayan birçok farklı etnik kökenden insanların olması da etkili olmuştur.

Türkiye’de küreselleşme sürecinde adetler, gelenekler gibi geçmişten gelen bilgilerin yerini artık küresel kültürün getirdiği alışkanlıklar almaya başlamıştır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte iletişim araçları gitgide yayılmıştır. Türkiye’ye televizyon geldikten sonra farklı toplumlardan etkiler daha da artmaya başlamıştır. Küresel tüketim kültürünün yaygınlaşma sürecinde Türk insanı da, gerek yeni beslenme, gerekse yeni giyim alışkanlıkları edinmiştir. Özellikle genç kuşağa Türk firmalarının ürettiği, markası tanınmayan bir kot pantolonunu ya da tişörtünü, kumaşı küresel markalı ürünle aynı, hatta daha iyi de olsa satmak oldukça güçleşmiştir. Genç kuşak, Adidas, Benetton’dan giyinmenin, McDonald’s lokantalarından hamburger yemenin kendisine imaj kazandıracağına inanmış gözükmektedir ( Mahiroğulları, 2010).  Türkiye’de birçok ülkede olduğu gibi küreselleşme ile birlikte gelir dağılımında eşitsizlikler daha belirgin hale gelmeye başlamıştır. Bir kesimde kültür ve ekonomi bakımından yükseliş gözükürken diğer kesim eğitimsizlik ve yoksullukla uğraşmaya başlamıştır.

Türkiye’de küreselleşme ile birlikte hukuk alanında da oldukça yenilikler meydana gelmiştir. Örneğin hukukun üstünlüğü, kadın hakları, insan hakları gibi konuların üstüne daha fazla gidilmeye başlanmıştır. Evrensel değerlere uyum söz konusudur. Türkiye gerek konumundan dolayı gerekse evrensel bir sorun olan terör ile küreselleşme sonucunda daha fazla uğraşmaya başlamıştır. Türkiye’nin gündemindeki sorunlardan birkaçı, yasadışı göç, silahların kontrolü ve uyuşturucu ticareti gibi sorunlar daha belirgin hale gelmiştir. Aynı zamanda olumlu yanlarına bakıldığında her ülke gibi çevresel sorunlara daha fazla dikkat edilmeye başlanmıştır. Çevre dostu üretim ve tüketim toplumda öğretilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak küreselleşme dünyada ve Türkiye’de köklü değişikliklere gidilmesine sebep olmuştur. Başta ekonomi, hukuk olmak üzerine toplum için yeni düzenlemeler gelmiştir. Ekonomi alanında yapılan yenilikler beraberinde bir tüketim kültürü oluşturmuştur. Bu da toplumların kültürlerini etkilemiştir. Tek tip bir küresel kültür oluşturulmaya çalışılmıştır. Türkiye’de küreselleşmenin önüne geçilmeye çalışılsa da başarılı olunamamıştır. Türk toplumundaki gelenekler değişikliğe uğramıştır. Genç kesim küreselleşmeden daha fazla etkilenmiştir. Aynı zamanda terör sorunu da küreselleşme ile daha belirgin hale gelmiştir. Devletler terör konusunda daha kesin çözümler aramaya başlamıştır. Aynı zamanda terörizm yalnızca iktidarda olmayanların değil, aynı zamanda iktidarda olan kişilerinde başvurduğu bir araç haline gelmiştir.


Kaynakça:

  • Mahiroğulları, A. (2010).Küreselleşmenin Kültürel Değerler Üzerine Etkisi. Journal of Social Policy Conferences, 0 (50) , 1275-1288 
  • Talas, M, Kaya, Y. (2007). Küreselleşmenin Kültürel Sorunları. Türklük Bilimi Araştırmaları , (22) , 149-162. 

Tüm Sosyoloji içeriklerimize buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Avatar

Dilara Ahsen Özkan

1999 yılında İstanbul’da doğdu. Acıbadem Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ikinci sınıf öğrencisi. Kültür ve toplum üzerine çalışmalar ve araştırmalar yapmaktadır. Disiplinler arası bir çalışma ile antropoloji, siyaset, psikoloji gibi konulardan faydalanarak toplumsal olguları incelemektedir.