MASUM OLMANIN BEDELİ

Abone Ol 

∎ Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika ∎

Yazıma “bedel” kelimesinin anlamıyla başlamak istiyorum. Arapça kökenli bu sözcüğün TDK’ye göre birinci anlamı; değer, fiyat ve kıymettir. Bunu günlük hayatımıza indirgeyecek olursak, satın aldığımız mal ve hizmetlerin fiyatları dışında da ödediğimiz bazı bedeller olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin yanlış bir kişiye güvendiğimizde yaşadığımız dramatik son gibi. Ancak bunların çoğu bilinçli eylemlerin neticesidir.

Peki, çocukların ödediği bedeller? 3 yaşında minik bedeni sahile vuran Aylan neyin bedelini ödedi? Aylan terörist miydi, Aylan kırmızı alarmla aranan bir kanun kaçağı mıydı, yoksa Aylan 3 yaşındaki herhangi bir çocuk muydu? Zor bir soru sorduğumu düşünmüyorum buraya gelene kadar. Herkesin kafasındaki cevap nettir diye tahmin ediyorum. Umarım Aylan’ı hatırlamışsınızdır, ben onu hiç unutmadım; ne onu ne de diğerlerini. Hiçbirisinin acısını anlayamıyorum, hiçbiri gibi çaresiz de kalmadım ama unutmadım. Sadece soruyorum bu çocuklar hangi günahın bedelini ödüyor? 2019 verilerine göre Suriye’de bu zamana kadar yirmi dokuz bin çocuk öldü. “29.000” şeklinde yazarsam belki yazımın sonuna kadar akılda kalır. Sonuçta bu yazıyı okuduktan sonra sekmeyi kapatıp Twitter’dan neler oluyor diye bakacağız, Instagram’dan bir iki post beğeneceğiz ve hayatımıza devam edeceğiz. Neden? Çünkü bizim ülkemizde bir savaş yok. O zaman şuna bakalım; TÜİK verilerine göre 2019’daki 5-17 yaş grubundaki çocuk işçi sayısı “720.000”. Toplam çocuk nüfusuna oranla %20.3. Kısacası her 5 çocuktan 1’i demek oluyor ve bu çocukların sadece %65.7’si eğitim görmeye devam ediyor. Türkiye’de fiziksel bir savaş yok ama yaşamak için savaş veren çocuklar var. Orta ve Batı Afrika’daki insanlık dışı durumdan bahsetmeye dilim varmıyor bile. Mesele cinsel yönelim olunca Müslüman olan ülkemizin nadide insanları; ne zaman konu çocuklar, çocukların yaşadığı zorluklar olsa ne hikmetse birden Müslüman olmanın gerekliliklerini unutuveriyorlar.   

Hayat hiç kimseye eşit davranmıyor, bunu hepimiz biliyoruz. Herkes aynı şartlar altında veya aynı olanaklara sahip de büyümüyor. Ancak biz yetişkinlerin, çocuklar için elimizden geldiğince fırsat eşitliğini sağlamakla mükellef olduğunu düşünüyorum. Hiçbir çocuk doğacağı ülkeyi seçememenin bedelini ödememeli, hiçbir çocuk ailesinin tedavi masraflarını karşılayacak durumu yok diye ölmemeli, hiçbir çocuk savaştan kaçarken ölmemeli. Çünkü onlar henüz çocuklar, masumlar ve günahsızlar. Kış mevsimindeyiz, dönem dönem kar yağıyor, herkes çok mutlu herkes çok huzurlu “gördüğümüz ve duyduğumuz” kadarıyla. Kar yağışı her zaman evi olana güzeldir, 18 Ocak günü Kadıköy’ün Sami Amcası donarak öldü. Sami Amca hangi günahın bedelini ödedi? Kaç kişinin bundan haberi var merak ediyorum. 24 saatlik hikâye paylaşanlar da dahil olmak üzere. İmkanlarımız bir başkasının imkansızını mümkün kılacaksa, bunu yapmamak bizi kötü insan olmaktan başka bir şey yapmaz. Nerde, ne zaman, nasıl bir şekilde insanlığımızı kaybettik bilmiyorum ama o günü bulup tarihten silmek için alacağım tüm nefes dahil her şeyimi verirdim. Elbette hepimizin yapacakları imkânlarımız dahilinde sınırlıdır, burada ben kimseden elinde avucunda ne varsa vermesini beklemiyorum. Kapının önüne masum, günahsız sokak hayvanları için bir kap su koymak gibi, bu insanlar ve çocuklar için de çok çaba sarf etmeden yapılacak birçok şey olabilir. Ve bunları gerçekleştirebilmek için öncelikle onlar hakkında bir farkındalığa sahip olmamız gerekiyor.

İnsanlık tarihinin belki de en acımasız olduğu dönemdeyiz. Adalet terazisinin zenginlerin lehine kaydığı, vicdanın hırsla kaplandığı, gözlerimizin görmediği bu iğrenç dünyada elimizin tersiyle ittiğimiz her iyiliğin bedelini ödeyeceğiz. Yazımı ufak bir tavsiyeyle tamamlamak istiyorum, lütfen insan olduğunuzu unutmayın ve bunu sık sık hatırlayın.

Abone Ol 

Ömer Bolukçu

21 yaşındayım ve Işık Üniversitesi Siyaset Bilimi 3. Sınıf öğrencisiyim. Lisans eğitimimin yanı sıra Alman bir şirketin Türkiye ayağında veri analistliği yapıyorum. Specter Medya bünyesinde ülkemizi ve dünyamızı ilgilendiren politik meseleler hakkında içerik üretmekteyim. Projenin daha fikir aşamasında olduğu günden beri bu ailenin bir parçasıyım ve hayallerimi gerçekleştirmek için çalışmalarıma devam etmekteyim.