PORSİYON KONTROLSÜZLÜĞÜ İLE GELEN “OBEZİTE”

∎ Tahmini Okuma Süresi: 3 Dakika ∎

   Günümüz dünyasında sık rastladığımız, tedavi edilebilen ve kronik bir hastalık olan obezite; halk arasında aşırı kiloluluk olarak bilinse de alınan enerji miktarının verilen enerji miktarından fazla olmasından ve vücutta anormal yağ birikmesinden kaynaklanır. Gelişmiş ülkelerdeki insanların yüksek kalorili besinlere rahat bir şekilde ulaşabiliyor olmasından beri, obez insan sayısı 3 kat artmıştır. 

   Obezite, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkar. Obez bir insanın tedavisinde metabolik, psikolojik ve fiziki tedaviler uygulanmaktadır. Bu da obez bir insanın sağlıklı bir insana göre çok daha fazla harcama yapmasına neden olur. Her bireye küçük yaşlardan itibaren verilen beslenme eğitimi ile bu tarz sağlık harcamalarının önüne büyük ölçüde geçilebilir. 

   Obezitenin nedenleri arasında; yanlış beslenme alışkanlıkları, sedanter yaşam tarzı, hormonal bozuluklar, porsiyon miktarını kontrol edememe, psikolojik etmenler vb. yer alır. Tükettiğimiz besinlerin porsiyon miktarındaki ciddi artış, satış politikalarını da destekler niteliktedir. Porsiyon miktarını arttırıp fiyatını azaltarak daha çok tüketime sebep olan politikalar sayesinde, yemek seçimlerinde porsiyonun önemli bir ölçüt haline geldiğini görmekteyiz. Bu politika sonucunda porsiyon hesabını bilmeyen birey, bilinçsiz beslenme alışkanlığına sahip olur; bu da fazla enerji alımından dolayı obeziteyi doğurur. 

   Obeziteyi önlemenin altın formülü bireye verilecek olan bilinçli beslenme eğitimidir. Kişiye özel diyet programı, porsiyon miktarlarının öğretilmesi, günlük besin tüketim kaydının tutulması, beslenmede yapılan hatalar üzerine eğitim verilmelidir.

   Yiyecekleri tüketirken kullandığımız tabakların farklı boyutta olması besin tüketimimizle ilişkili olup enerji alımını oldukça etkiler. “Delboeuf Yanılsaması”na göre yemek tabağı büyüdükçe tabağa koyduğumuz yemek miktarı artar ve daha fazla kalori (enerji) alımına neden olur bu da obezite prevelansını arttırır.

   Aşağıdaki fotoğraflarda gözüken porsiyon miktarlarına ilk baktığımızda, sağ taraftaki makarnanın daha fazla olduğunu düşünebiliriz. Hâlbuki iki tabaktaki porsiyon miktarları eşittir, tabağın büyüklüğü porsiyon algımızı değiştirir ve buna Delboeuf Yanılsaması denir.

   Büyük tabaklardaki yemek porsiyonu daha az algılandığından beyinde doymamışlık hissi oluşur ve servis edilen yemek miktarı artar. Küçük tabağa koyduğumuz besinler tabağı dolu gösterir ve yiyecekler gözümüze büyük bir porsiyon gibi gözükür, bu da çok yemişiz hissi vereceğinden hem tokluk hormonunu (leptin) destekler hem de daha az besin tüketmemizi sağlar.

      Bölünebilecek besinleri bir bütün olarak yemektense küçük parçalara ayırdığımızda porsiyon miktarını arttırmış oluruz. Bu sayede önce gözümüz sonra midemiz doyar, diğer yandan besini yavaş yavaş yiyeceğimizden tokluk hormonu da hızlı bir şekilde devreye girer; bunun sonucunda porsiyon hesabımızı yapmış ve daha az tüketmiş oluruz. 

   Porsiyon miktarlarımızı ve porsiyon algımızı değiştirerek obezite riskini ortadan kaldıralım.

Kaynakça: ÖKTEM GÜNGÖR, Emel, “Üniversite Öğrencilerinde Porsiyon Algısı Ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi”, Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme Ve Diyetetik Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2014.

Sağlıklı Yaşam Kategorisi Banner


Avatar

Zeynep Melike Çarpar

Liseyi okul birinciliği ile tamamlamıştır. Sağlığın bir bilim dalı olan Beslenme ve Diyetetik Bölümünde,Biruni Üniversitesinde lisans öğrencisidir. 2014-2015 senelerinde lisanslı hentbolculuk yapmıştır. Akademik hayatta araştırmacıdır ve okumayı seven birisidir. Specter Medya platformunda “Sağlıklı Yaşam” alanında içerik üretmektedir.