ŞAMPİYONLUK KARİNESİ

∎ Tahmini Okuma Süresi: 2 Dakika ∎

Sergen Yalçın’ın Beşiktaş’ı şampiyonluk yarışının son virajına Galatasaray ile girecek gibi görünüyor. Sergen 2003 yılında ki Ercan Taner’in “Sergen attı. Şampiyonluk geldi.” Anonsunu Sergen başa geldi. Şampiyon yaptı. Olarak söyleyebilecek mi? Bunu büyük bir heyecan ve merak ile bekliyorum.

Beşiktaş yazılarımı biraz geciktirdiğimin ve haftalık yazamadığımın farkındayım. Gerek maç temposu olsun gerekse şahsi yoğunluğum Beşiktaş’ı izlemede beni ikinci plana itemese de yazma konusunda ikinci plana itti. Bu yüzden siz değerli okurlarımdan anlayış bekliyorum. Bu yazımda genel bir Beşiktaş değerlendirmesi yapacağım ve şampiyonluğa giden yolda yapılması gereken üç temel noktayı anlatarak Beşiktaş’ı özetleyeceğim.

Türkiye’de futbolu oluşturan birçok paydaş var fakat bunlardan en önemlisi saha ve takım psikolojisi. Şampiyonluğa giden yolda psikolojik üstünlük olmazsa olmazlardan… 

Beşiktaş’ın bu noktadan itibaren ligin sonuna kadar yapması gereken ilk şey takım motivasyonunu ne olursa olsun en zirvede tutmaya çalışmak. Her maçı kazanmak zorunda değilsiniz ama her maça kazanacağım psikolojisi ile çıkmak zorundasınız. Özellikle Beşiktaş’ın ligin ilk yarısında Denizli ile oynadığı maç ile başlayan bir yükselişi ve lider olma süreci var. Beşiktaş aynı yolu tekrar yürüyecek ama telafisi olmayacak şekilde. Burada Sergen Yalçın başta olmak üzere yönetime oyuncuların psikolojisini korumak adına çok iş düşüyor. Bunu yapacaklarına olan inancım tam.

İkinci olarak taraftarı ile bütünleşen takımlar tam olarak başarıya ulaşırlar ve bu uzun maratonda başarılı olurlar. Taraftar ile yönetim kötü olursa bu takıma yansır. Taraftar ile teknik direktör uyuşamazsa bu yine takımı olumsuz etkiler. Futbol kolektif bir spordur ve bu normlara uyulması gerekmektedir. Aksi takdirde istediğin kadar dünya yıldızı al kadrona yine boş yine boş… Bunun en güzel örneği 23 transfer yapıp üzerine Mesut Özil’i getiren Fenerbahçe’nin hala bir oyun planının olmaması tabi bunda teknik direktör Erol Bulut’un taraftar ile arasının bir türlü istenen seviyeye gelememesinin de etkisi var.  

Üçüncü ve son dikkat edilmesi gereken nokta ise yönetimin sahaya daha fazla inmesi gerektiği gerçeği… Şampiyonluk yarışındaki rakiplerinizin yönetimleri en ufak bir olayda kameraların karşısına geçiyorsa siz de bunu yapmak zorundasınız. Sergen Yalçın bu haftaya kadar gereken cevabı gerektiği kadar vermiş olabilir ama hocanın asıl görevi saha içinde takımı yönetmek ve idare etmektir. Maç sonu açıklama yapıp takımın imajını korumak değil. Yönetim bu konuda biraz zayıf özellikle başkan Ahmet Nur Çebi’nin arka planda yaptığı güzel işleri biraz daha ön planda gösterip anlatması gerekir diye düşünüyorum.

Bu yukarıda saydıklarım başarı ile uygulanırsa Beşiktaş’ın şampiyon olacağına olan inancım tam.

Son olarak saha içi değerlendirmesi yapmak gerekirse Cenk Tosun’un tekrar Beşiktaş’a dönmesi hem takım için hem de Cenk için çok iyi oldu. Ghezzal, Ljaic gibi belirli oyuncuların performans yükseltmeleri ile birlikte takım daha da iyi olacaktır. Detaylı takım analizimi Denizli maçından sonra yapacağım. 

Sağlıcakla…

Fatih Davut Ejder

Fatih Davut Ejder

8 Ocak 2000’de doğdu. Küçüklüğünden beri bir şeyleri anlatmaya ve sunmaya meraklı, Hukuk Fakültesi öğrencisi, aynı zamanda da açıktan Sosyoloji Bölümü okumakta. Beşiktaş semtini çok seviyor ve hâlinden anlayacağınız sıkı bir Beşiktaşlı.